Lazerle epilasyon sistemleri arasında Alexandrite, Diod Lazer, Nd-Yag Lazer, Ruby Lazer yer alır ve birçok klinikte bu sistemler kullanılmaktadır. IPL ise bir lazer sistemi olmamasına rağmen epilasyon amacıyla sıkça kullanılan bir yöntemdir fakat kalıcılığı konusunda hekimleri tatmin etmemektedir ve FDA tarafından tavsiye edilmemektedir.
Lazer kıl kökündeki melanin dediğimiz pigmentleri görür. Bu yüzden kıl ne kadar koyu renkli ise epilasyon o kadar etkili olacaktır. Vücudumuzdaki bütün kılların anagen(uzama evresi) – katagen(durağan evre) –telogen(dökülme evresi) evreleri vardır. Lazer ışını anagen (uzama) evresindeki kıl köklerine isabet ettiği zaman etkilidir. Bu yüzden kıl köklerinin evrelerine göre lazer epilasyonun etkinliği değişmektedir ve bu durum kişilere göre lazer etkinliğini belirleyen durumlardan biri haline geliyor.
Lazer yaptırmak isteyen kişilere ön bilgilendirme mutlaka yapılmalıdır. Öyle ki lazer sistemlerinin çalışma mekanizmasından da kısmen bahsederek kişilerin merakı giderilmeli ve olası istenmeyen yan etki ya da durumlar hakkında bilgilendirilmelidir.
Bu noktada yapan kişinin kişisel tecrübesinin yanında gözetiminde bulunduğu hekim de oldukça önem kazanmaktadır. Lazer cihazı manuel bir başlığın alınıp dozları da ortalama bir şey tutturup aynı dozda sürekli atış yapılması kadar basit bir mekanizma değildir. Özellikle kıl kalınlığı değişen bölgelerede ya da bronzluk derecesi değişkenlik gösteren vücut bölgelerinde doz ayarlaması yapılmalıdır.
Yanlış uygulama yapıldığı zaman hafif yanıklar, büller oluşabilir. Uzun vadede lekeler kalabilir. Gittiğiniz lazer merkezinde hekimin bulunması bu noktada oldukça önemlidir. Ayrıca kullanılan cihaz seçimi ve cihaz kalitesi de yan etkilerin oluşmasında önemlidir.
Lazer epilasyon yaparken kişinin ağrı hissetmesi ağrı eşiğine bağlı olduğu gibi işlem sırasında soğutucu sistemler kullanılarak hissedilen ağrı azaltılmaktadır. Ne var ki hiçbir hasta çok ağrı hissediyorum diyerek işlemi sonlandırmamaktadır.
Lazer epilasyon garantisini saygın klinikler vermez çünkü lazer epilasyonun etkisi kişiden kişiye değişebileceğini kıl yapısı ile yakından ilgili olduğunu hormonal faktörlerden de etkilenebileceğini kişiye tüm ayrıntilarıyla açıklıyoruz. Güzellik salonları kuaför salonlarında gördüğümüz 0 garanti söylemlerine itibar etmemek gerekir. Ayrıca bilinmelidir ki Lazer cihazlarının periyodik lamba değişimleri ve bakımları vardır. Bu değişimleri yapmayan yerlerde lazer gücünün düşeceği ve etki görülmeme durumlarının yaşanabileceği bilinmelidir. Lazer cihazlarına yapılan bu yatırımlar maliyeti de arttırdığından fiyatları doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda doktor kontrolünde yapılan Lazer epilasyon da önemini vurgulamak istiyoruz. Ayrıca olası istenmeyen bir yan etki durumunda hızlı ve güvenilir müdahale mutlaka hekim tarafından yapılacaktır.
Hastalarımız tarafından bize sıkça sorulan sorulardan birtanesi de lazerin vücuda herhangi bir kanserojen etkisi var mıdır? Mesela yumurtalık kanseri yapar mı? Deriye uygulanan Lazer ışınları yumurtalık bölgesine kadar gidebilen dalga boyunda değillerdir. Vücutta zararlı bir madde bırakmaz , ayrıca kanserojen etkisi de bulunmamaktadır.
Hiçbir medikal tedavinin sonrasında oluşabilecekler için garanti verilmez ve lazer epilasyon da bir istisna değildir.
Lazer seans araları 6-8 hafta olmalıdır. Yüz bölgesinde bu süre 4 haftaya inebilir. Seans sayısı arttıkça kılların çıkış süreleri uzayabilir ve bu sürelerde de artış olabilir.
Lazer epilasyonun diğer klasik epilasyon yöntemlere( ağda, tıraşlama, kimyasal epilasyon,cımbız,ip) göre en büyük avantajı uzun süreli ve kalıcı bir tedavi olmasıdır. Diğer yöntemlerden farklı olarak Lazer uygulaması sonrası tekrar çıkan tüyler de daha ince ve daha açık renkli olacaktır. İlerleyen seanslar boyunca da tüy sayısı azalacaktır. Seans sayısı kişiye göre değişebilmektedir. Zaten kesin seans sayısı verip 0 garanti veren yerler güven verici değildir. Her kişinin kendine özel kıl yapısı olup Lazer epilasyon uygulamasına vereceği yanıt da değişkendir.
Biz Lazer epilasyonu daha çok kış aylarında uygulamamıza rağmen aslında kışın da dikkate edilmesi gereken kurallara yaz ayı boyunca dikkat edilebilirse lazer epilasyon yaz aylarında da güvenli bir şekilde uygulanabilir.. Önemli olan çok bronz bir tene lazer atımı yapılmaması ya da çok gerekliyse düşük enerjide atım yapılmasıdır. Tabi bu düşük enerjide atım yapılması lazerin etkinliğini düşürebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.
Şu da unutulmamalıdır ki yaz ayı boyunca eğer güneşten iyi bir korunma gerçekleşecek ve kişi bronzlaşmayacaksa Lazer epilasyon uygulaması yapılabilir. Önemli olan özellikle lazer uygulaması öncesi ve sonra 1 hafta güneşten iyi korunmanın sağlanması; uygulama öncesi derinin bronzlaşmamış olmasıdır.
755nm dalga boyu ile çalışan lazer epilasyonda en sık kullanılan sistemlerden bir tanesidir. Ağrısının minimale yakın olması, beyaz ve buğday tenli ve koyu renkli kıl köküne sahip kişilerde oldukça etkili bir yöntem olması bu lazer sistemini oldukça yaygın kullanılır hale getirmiştir.
Herkes Alexandrite Lazer yaptırabilir mi?
Çok koyu ya da bronzlaşmış tenler Alexandrite lazer için uygun değildir. Eğer koyu tenli kişilerde uygulanırsa yanık riskİ artmış olur.
Bu lazer için uygun tenlilerde hızlı yanıt alınması ve güvenilir olması Alexandrite lazerin bir avantajıdır.
Yan etkisi var mıdır?
Kısa süreli yan etkileri arasında kızarıklık kıl diplerinde ödem sayılabilir. Eğer uygun deri tipine yapılırsa yan etki riski en aza indirilmiş olur.
Alexandrite Lazer Hangi Bölgelerde Etkilidir?
Tüm vücut bölgelerinde kullanılabilmesine rağmen yüz bölgesindeki ince tüylerde tetikleme yapabileceği akılda tutulmalıdır.
Nd-Yag Lazer 1064 nm dalga boyuna sahiptir. Koyu renkli tene sahip kişilerde de uygulanabilir. Derin yerleşimli kıllarda daha etkili bir yöntemdir. Deri altında yerleşimli kıl folikülünü hedef alarak etki eder. Tüm vücut bölgelerinde uygulanabilidiği gibi yüzdeki koyu renkli tüylere de Nd-Yag laser uygulanabilir
Genellikle 810 nm dalga boyuna sahiptir. Daha koyun tenlilerde ve derin yerleşimli kıllarda daha etkilidir.
Ütüleme Lazer hızı bakımından oldukça avantajlı olarak gözükse de aslında Lazer ışığının enerjisinin düşük tutulduğu bu işlemde yanıtlar yetersiz olabilmektedir. Çünkü ütüleme teknolojisinde daha çok diod lazer kullanılmakta ve frekansı yüksek tutulup enerjiyi düşürerek çalıştığından kılı yok etmek için gereken enerjide atım yapılamayabilmektedir. Bu da epilasyonun istenen düzeyde sağlayamayabiliyor.
.